Elektrikli araçların benzinli muadillerine kıyasla önemli ölçüde daha düşük maliyetlerine sahip olduğu kanıtlanmış olsa da, batarya ömrü belirsiz bir konu olmaya devam ediyor. Tüketicilerin bataryaların ne kadar dayanabileceğini sormalarına benzer şekilde, üreticiler de genellikle aynı konuyu sorguluyor.

Konuyla ilgili olarak Atlis Motorlu Araçlar CEO'su Mark Hanchett, InsideEVs'e verdiği demeçte, "Her bir batarya, onu her şarj ettiğinizde ve boşalttığınızda belirli bir oranda kayıp yaşayacaktır." ifadelerini kullanmıştı.

Eninde sonunda elektrikli otomobiliniz, kullanmaya başladığınız döneme göre bataryasında düşüş yaşayacak. Ancak, bozulup bozulmayacağı bilinmeyen değişkendir. Şarj alışkanlıklarınızdan tutun  hücrenin kimyasal yapısına kadar her şey otomobil bataryanızın uzun vadeli enerji depolamasını etkileyecektir.

Birçok faktör söz konusu olsa da, elektrikli otomobil bataryalarının daha hızlı bozulmasına sebep olan dört ana unsur vardır.

Hızlı Şarj

Bir otomobilin hızlı şarjla doldurulması bataryanın bozulmasının hızlanmasına neden olmaz, ancak artan termal yük batarya hücresinin dahili bileşenlerine zarar verebilir. Bu batarya, dahili parçalarının zarar görmesi, katottan anoda daha az Li-ion aktarılabilmesine neden olur. 

Idaho Ulusal Laboratuvarı, konuyla ilgili olarak 4 adet 2012 model Nissan Leaf'i test etmişti. Otomobillerden 2 tanesini sadece 3.3 kWh gücündeki ev şarj cihazında, diğer ikisini de 50 kWh gücündeki DC hızlı şarj istasyonunda şarj etmişlerdi. Yapılan araştırma sonucunda DC ile şarj edilenin yalnızca %3 daha fazla bozulmaya sahip olduğunu gösterdi. 

Ortam sıcaklığı

Soğuk sıcaklıklar elektrikli otomobillerin şarj oranını yavaşlatabilir ve genel menzili geçici olarak sınırlayabilir. Ortalama sıcaklıklar hızlı şarj için faydalı olabilir, ancak sıcak koşullara uzun süre maruz kalmak batarya hücrelerine ciddi anlamda zarar verir. Bu nedenle, aracınız uzun süre dışarıda duruyorsa, bataryayı koşullandırmak için prize takılı bırakmak en iyi çözüm.

Kilometre

Diğer şarj edilebilir Lityum-ion bataryaları gibi, daha fazla şarj döngüsü, hücrede daha fazla aşınmaya sebep oluyor. Örneğin Tesla, Model S'nin yaklaşık 40.000 kilometre kullanıldıktan sonra bataryalarda yaklaşık %5'lik bozulma yaşayacağını belirtti. Aynı zamanda yaklaşık 160.000 kilometreden sonra %5'lik bir kayıp daha kaybolacak.

Zaman

Kilometreden farklı olarak zaman, tipik olarak bataryalara en kötü hasarı veren etken durumunda. 2016 yılında Mark Larsen, yaptığı araştırmada Nissan Leaf'in sekiz yıllık bir sürenin sonunda batarya kapasitesinin yaklaşık %35'ini kaybedeceğini belirtmişti. Sıvı soğutmalı bataryalara sahip otomobiller çok daha düşük bozulma yüzdelerine sahip.